Kıskançlık ilişkisi

Kıskançlık ilişkisi
18 Temmuz 2016 tarihinde eklendi, 119 kez okundu.

Kıskançlık, aşkın bir göstergesi mi? Varlığı kadar yokluğu da tehlikeli mi? İlişkiler mevzu olduğunda akla gelen bu suallere hala cevap bulunamazken mevzuyu; kıskançlık ve ilişkiler ana başlıklarında ele alalım.

Yaşamımızı etkiliyen en kuvvetli duygu, aşk… Ancak bizi bu denli etkileyen aşka dair çıkmazlar, Adem’le Havva’dan bu yana zihinleri bulandırıyor. Aşkın anlaşılmazlarının başındaysa birbirimize bu kadar gereksinim duyarken niçin birbirimizi anlayamadığımız ve niçin kıskandığımız geliyor.

Kıskançlık
Kıskançlığın insanın doğasında mı bulunduğu, yoksa sonradan öğrenilen sosyo-kültürel bir kavram mı bulunduğu hala tartışılıyor. Kıskançlığınızın aşkınızın göstergesi bulunduğunu düşünüyor olabilirsiniz.

Kıskançlığın kötü etkilerinin önüne nasıl geçebileceğiniz ya da hangi duygularla meydana çıktığı da diğer bir merak konusu. Anadolu Sıhhat Merkezi’nden Uzman Psikolog Aylin Sezer kıskançlık konusu ile ilgili aklınıza takılan soruları aydınlatıyor.

İnsan doğasında mı var? Evrim kuramına göre, döllenme kadın bedeninin içerisinde gerçekleştiği amacıyla anne çocuğun kendisinden olmasından emin, halbuki baba bundan hiçbir vakit yüzde 100 emin olamaz. Kadının onu cinsel anlamda aldatması, erkeğin gelecekte çocuğun sorumluluğunu üstlenirken soyunu devam ettirememesi manasına gelir. Kadının bu tür bir bozukluğu olmamakla eş güdümlü eşinin olanaklarına ve desteğine gereksinim duyar. Evrimsel kurama göre bu amaçla eşin diğer bir kadına aşık olup vakit ve olanaklarını ona yönlendirmesi kadın amacıyla bir tehlike.
Sosyo-kültürel yaklaşıma göre ise kıskançlık, sosyal ve kültürel bir olgu. Yaşadıkça, içerisinde bulunduğunuz toplumun oluşturduğu temas kurallarına göre kıskanmayı öğrenirsiniz. Anne ve babanızın teması sizin karşı cinsle temasnizde bir model olur. Onların sevgi, saygı, sadakat, kıskançlık tanımlarını öğrenerek büyüdüğünüzde temasnizde bu tanımlara ideal davranırsınız.

Kıskançlık aşkınızın göstergesi değil
Aşk, aşırı sevgi ve bağlılık duygusu. Genellikle temasnizin başında yaşadığınız bu duygu zamanla, temas olgunlaştıkça konumunu daha denetim edilebilir ve kalıcı hisler olan sevgi, emniyet ve sadakate bırakır.
Sahip olduğunuz bu kıymetli şeyi kaybetmekten kaygı duymanız beklenilen bir durum. Bu sebeple, birbirinizi aslında seviyorsanız aranızda bir oran kıskançlık olması doğal, ancak sahiplenme hissinin aşkla alakası yok. Kıskanç şahıslar sevilmeye aşırı gereksinim duyar. Yaşadıkları emniyetsizlik ve yetersizlik duygusuyla baş edemedikleri amacıyla temasta bulundukları insanın sevgisini kimseyle paylaşmak istemezler.

Özgüven eksikliği ve yetersizlik
Kıskançlık ortamında özgüven eksikliği ve yetersizlik hislerini barındırır. Özgüven zayıfladığı vakit kendinizi yetersiz, değersiz hissetmeye başlarsınız. Sevgiyi hak etmediğinizi ve kaybedeceğinizi düşünürsünüz. Bu kaygı de kıskançlık duygusuna niçin olur. Aşırı kıskanç kişi, eşini sürekli denetim eder, onun yaşantısını sınırlar ve üstünde bir baskı yaratarak onu kaybetmeyeceğini düşünür. Oysa sadakat tehditle değil sevgiyle sağlanır. Kıskançlık neticesi sergilenen takip etme, baskı altında tutma gibi tutumlar eşinizi sizden daha da uzaklaştırır.
Kadın ve erkekte kıskançlığın göstergesi farklı
Sadakat kıskançlığı etkileyen en mühim faktörlerden biri. Eşlerin birbirlerini cinsel ya da duygusal anlamda aldatması fazlası teması derinden etkiler. Her iki cinste de kıskançlık görülse de, sizin ve eşinizin kıskançlık bakımından değişiklikler gösterdiği bilinir. Yapılan incelemeler kadınların duygusal bir aldatma karşısında daha çok etkilenirken, erkeklerin cinsel bir aldatmada daha çok kıskançlık yaşadığını gösteriyor.

Zarar verici kıskançlıktan korunma yolları
Geçmiş yaşantınızın yaralarını amacıylaizde taşıyor olabilirsiniz ve süren ilişkinizde bu yaraları iyileştirmeye çalışabilirsiniz. Önemli olan, bu yaraları tanımak ve günümüz ilişkinize taşımamak. Karşılıklı emniyet amacıyla iletişiminizin açık olması önemli. İmalı sözlerden, üstü kapalı eleştirilerden ve küskünlüklerden kaçınmanız gerekiyor. Bu noktada, kıskançlığa ılımlı yaklaşmanız ve karşılıklı konuşmanız önemli.

Kim daha kıskanç
Eşiniz mi siz mi? Kadınlar ve erkekler arasında kıskaçlık derecesi bakımından bir fark aramak manalı olmasa da, kıskançlık, reaksiyonları değişir. Sizin, görece daha yapıcı davranıp alttan alarak, kendi hak ve isteklerinizden vazgeçtiğiniz, eşinizin ise tehdit ve kaba kuvvetle kıskançlıklarıyla baş etmeye çalıştığı görebilirsiniz.
Tehlike çanları çalıyor!
Eşinizin telefonlarını dinlemek, takip etmek, eve gelince perdeleri, banyoyu, yatak odasını denetim etmek, eşinizi akrabalar dahil kimseyle görüştürmemek, her bahsedilen vakanın altında bir mana aramak gibi davranışlardan birkaçını kendinizde görüyorsanız tehlike çanları çalıyor demektir. Bu sendromların hepsi aşırı kıskançlık yaşadığınızı gösterir ve tedavi edilmeniz gereken davranış bozukluğuna yol açar.
Nasıl tedavi edilir?
Tedavide amaç, sizin kıskançlık duygularınızın altında yatan duygu ve düşüncelere ulaşmak.
Kıskançlık hissettiğiniz anlardaki düşüncelerinizi incelemeniz ve kıskançlıktan evvel gelen duygularınızı fark etmeniz istenir. Sevilmeye değer bir insan olduğunuz vurgulanmalı, değersizlik hislerinizin altında yatan araştırılmalı. Bu noktada mühim olan, hem sizin geçmişten getirdiğiniz olumsuz algı ve gereksinimleri belirlemek, hem de bu olumsuz duygularla baş etmeniz amacıyla daha sıhhatli yollar bulmanıza yardım etmek.

Birbirinizi aslında seviyorsanız aranızda bir oran kıskançlık olması doğal, ancak eşinizi kendinize ait bir nesne gibi görmeyin.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git